Bipolar Bozukluk Psikoterapisi

Bipolar Bozukluk Psikoterapisi

Bipolar bozukluğun hem hastalık dönemlerinde hem de koruma tedavisinde ilaç tedavilerinin kullanılması şarttır. 10-15 yıl öncesine kadar, bipolar bozuklukta psikoterapinin yeri olmadığı düşünülmekte idi. Fakat bugün gelinen noktada yalnızca ilaç tedavileri ile Bipolar bozukluk tedavisi yeterince başarılı değildir. Hastalık belirtileri durdurulsa bile, bu kişilerin işlevselliklerinin yeniden sağlanması yani ailevi, sosyal, mesleki alanlarda normale yakın yaşamın devamı için ilaç tedavilerine ilaveten, psikoterapi ve psikososyal yöntemlerin de kullanılması gerekmektedir.

Psikoterapiler hastalığın ne kadar başında tedavinin bir parçası olursa o kadar yararlı olur. Her hastanın ihtiyacı olan psikoterapi çeşidi, süresi farklıdır. Kimi zaman ailelerin de psikoterapi ya da psikoeğitim seanslarına katılması gerekir. Bipolar hastada ilaç tedavisi ve psikoterapiyi yürüten profesyonellerin aynı ekibin parçası olması, bipolar kişiyi, ihtiyaçlarını, hedef ve beklentileri, aileyi ve hastalık seyrini tanımak açısından çok daha yararlıdır.

Bipolar bozuklukta psikososyal yaklaşımların, psikoterapilerin ilaçlara eklendiğinde hastalık yinelemelerini önlediği, ek ilaç gereksinimini azalttığı, depresyon döneminden daha çabuk çıkılmasına neden olduğu, ilaç kesmeyi azalttığı, ilaç ve tedavi uyumunu arttırdığı, aile içi sorunları azalttığı, hastanın yaşam kalitesini arttırdığı saptanmıştır.

Bu zamana kadar yararlı olduğu gösterilmiş psikoterapi yöntemleri şöyledir:

1. Psikoeğitim

2. Bilişsel Davranışçı Terapi

3. Aile Odaklı Terapi

4. Kişiler arası Sosyal Ritmler Tedavisi

Bu yöntemlerden hangisinin uygun olduğuna, bipolar bozukluk tedavisini yürüten hekimle birlikte karar verilmelidir.