Bipolar Bozukluk ve Oruç

bipolar bozukluk
Bipolar bozukluk tedavisiyle uğraşan hekimler, her ramazan ayında sıkça “Oruç tutmamın bir mahsuru var mı? ” ya da “ İlaçları nasıl içeyim? ” gibi sorularla karşılaşırlar.

Bipolar hastaların gerek çalışma gerek sosyal yaşamlarında normal ya da normale yakın bir yaşam sürmelerinden, yaşamlarını mümkün olduğunca kısıtlamamalarından yana bir hekim olarak eldeki kısıtlı bilimsel verilere dayanarak, oruç tutmanın bazı riskler taşıdığını belirtmek zorundayım. Bir araştırmaya göre oruç tutanlarda yineleme riski 2.7 kat daha yüksek. Lityum kan düzeyinde belirgin değişiklik olmasa da, uyku düzeninde ve sirkadiyen ritimde belirgin bir bozulma olduğu saptanmış. Ayrıca oruç tutanlarda iritabilitenin arttığı, dikkatin ve duygudurumun bozulduğu da saptanmış. Bipolar bozuklukta biyolojik ve sosyal ritmlerin bozulduğu hatırlanırsa, ramazan ayında sahura kalkmak, yemek yemek, daha sonra uyuyamamak, günlük uyku saati, kalitesi ve ritminde değişiklikler, yeme içme ve fiziksel ritmdeki değişiklikler hastaları belirgin biçimde etkiler. Lityum ve benzeri ilaçların kan düzeyleri ve yan etkileri su içmemeye bağlı artabilir.

Bu alanda daha güvenilir bilimsel veri gerekmekle birlikte; mutlaka oruç tutmak isteyen bipolar hastaların uyku düzenini bozmamaya, uykusuz kalmamaya çalışması, ilaçlarını herzaman olduğundan daha dikkatli kullanması, kahve gibi uyarıcılardan uzak durması önerilir.

Kaynaklar: