Bipolar Bozukluk Tanısı Nasıl Konur?

DSM-IV kriterlerine göre mani, karma dönem ya da hipomani tanılarından birinin net olarak konduğu bir dönem olmalıdır. Depresyon dönemi öyküsü olabilir ama bipolar I bozukluk tanısı için depresyon tanısı şart değildir. Belirtilerin şiddeti, ne kadar zamandır olduğu ve geçmiş hastalık dönemlerinin varlığı da tanı koyarken mutlaka bilinmelidir. O dönemde depresyonun varlığı , geçmiş mani, karma ya da hipomani dönemlerinin net olmaması bipolar bozukluk tanısı konmasını zorlaştırır. Geçmiş mani, karma, hipomani dönemleri net değilse, tanının tek uçlu depresyon da olması da mümkün olabilir.

O dönem depresyon ise ve geçmiş dönemler net değilse, ailede bipolar bozukluk olup olmadığı bipolar bozukluk tanısı için bir miktar daha fikir verebilir. En kesin tanı , bipolar kişinin mani, karma ya da hipomani döneminin akut hastalık döneminde hekim tarafından tanısının konması ile olur. Yine de buna rağmen bazen hastalık dönemi tanısı net olarak konamayabilir ve başka psikiyatrik bozukluklar ile karışabilir. Bu gibi durumda zaman içinde düzenli hekim kontrolleri ile tanı netleştirilir. Bilgi kaybı olmaması açısından, daha çok bu alanda çalışan aynı hekim tarafından izlenmek daha faydalıdır.

Bipolar Bozukluk tanısı için kullanılan testler var mıdır?

Bipolar bozuklukta tanı; psikiyatrik muayene ve geçmiş bilgilerin doğru biçimde toplanması ile konur. Bu psikiyatrik muayene; çoğu kez birden fazla seferde tamamlanan ayrıntılı geçmiş öykü, hastalığın başlangıcı, seyri, çocukluk, ergenlik yıllarının incelenmesi, okul, iş ve duygusal yaşantının sorgulandığı, yakın aile bireyleri ile görüşme ile yapılmalıdır. Tanı konulması için psikolojik test, beyin görüntüleme filmleri (MR, Tomografi), ya da EEG (elektroensafalografi) gibi işlemlerin yararı yoktur. Ancak nadir bazı durumlarda tanının bipolar bozukluk dışında nörolojik bir hastalık gibi başka tıbbi bir nedenle karışabileceği durumları ayırt etmek için bu testler kullanılır.  Genellikle tiroid işlevleri ve bazı kan testleri de tanı ve tedavi aşamasında mutlaka kontrol edilir. Çünkü tiroid bezinin az ya da çok çalıştığı durumlar, aşırı kansızlık yada endokrinolojik bozukluklar da depresyon ya da mani benzeri tablo yaratabilir. Ya da tedavi sırasında bazı ilaçların etkisiyle değişiklik olabilir.

Tanı konmasında yararlı başka psikolojik test de yoktur.